İçeriği Paylaş:

Kalbin Yaptığı İş Ve Pompaladığı Kan Miktarı

Kalbin Yaptığı İş Ve Pompaladığı Kan Miktarı

Yapılan iş, kütlenin hareket ettirildiği mesafe ile çarpımına eşittir (İş = Kütle x Mesafe). Kalbin yaptığı iş bahis konusu olunca, basınç ile kan akışı ele alınır (basınç x akan kan miktarı = kalbin yaptığı iş). Akan kan miktarı ise, bir ventrikülün volüm değişikliği olarak ifade edilir.Kalbin sağ ve sol karıncıkları eşit miktarda kan pompalar. Fakat akciğer dolaşımındaki kan basıncı, aortadaki kan basıncına kıyasla çok azdır. Bu nedenle, sağ karıncığın yenmeye mecbur olduğu basınç azdır ve bu karıncığın yaptığı iş de sol ventriküle kıyasla azdır.Kanın ventrikül’den damarlara (arterler) geçirilmesi, ventrikül iç basıncının arteriyel basınca üstün gelmesi ile mümkündür. Kalbin yaptığı iş, basınçların ve akan kan miktarının ölçülmesi ile tayin edilebilir. Kalbin harcadığı enerjinin bir kısmı da kalp içi ve damarlarda kanın friksiyonunu (sürtünmesini) yenmek için kullanılır ve enerjinin çoğu ısı olarak açığa çıkar. Aslında kalbin harcadığı total enerjinin % 15 kadarı mekaniksel işe harcanır.Kalbin mekaniksel enerjisi, ventrikül duvarının geriliminin artırılması ve ventrikül içi basıncının yükseltilmesi için kullanılır. Laplace yasasına göre, içi boş bir yapıda çeper gerilimi ile içteki basınç, bu yapının çapı ile ilişkilidir. Yapı bir yuvar (sifer) ise; P = 2y / R olur.Burada P, yuvar çeperinin iç tarafı ile dış tarafı arasındaki basınç farkı, y = çeper gerilimi ve R = yuvarın çapıdır. Denklemden görülüyor ki, P değeri çeper gerilimi ile doğru orantılı, fakat yuvarın çapı ile ters orantılıdır. Denklemin fizyolojik yönden önemi, büyük bir kalbin, bunun yarısı kadar olan bir kalp kadar iç basınç yaratması gerektiğidir. Dolayısıyla, büyük bir kalp daha çok enerji sarf eder. Bu ise, daha çok kas kütlesine sahip olmasını gerektirir.Kalbin pompaladığı kan miktarının hesaplanmasında, Fick presibi pratik bir yoldur. Fick prensibine göre, eğer biz belirli bir zaman içinde akciğerlerden kana geçen oksijen miktarını ölçersek, kalbin pompaladığı kan miktarını kolayca bulabiliriz. Bir dakikada vücudun aldığı oksijen miktarını, spirometre ile saptayabiliriz. İstirahat halinde bir dakikada akciğerlerden kana giren oksijen miktarı 250 ml kadardır. Akciğerlere gelen 100 ml kanda 14 ml oksijen bulunur. Akciğerleri terk eden 100 ml kanda (arter kanında) ise, 19 ml oksijen bulunur. Buna göre, 100ml kan akciğerlerden 5 ml oksijen almıştır. Bir dakikada akciğerlerden kana giren oksijen miktarı 250 ml olduğuna göre, bu kadar oksijeni taşıması gereken kan miktarı;Kan Akciğerlerlerden Geçerken Alvoallerden kana giren O2 Mıktar Spirometre  ile Ölçülebilir. İstirahat halindeki bir insanda alınan O2 Mıktarı Dakikada 250 ml kadardır.Fick Prensibine Göre, ekran-alintisi Demek ki, kalbin 1 dakikada pompaladığı kan miktarı 5 litre imiş. Kalbin bir sistolde pompaladığı kan miktarını (atım volümünü) bulmak istersek, 1 dakikada pompalanan kan miktarını (5 litreyi) dakikadaki kalp atım sayısına bölmemiz gerekir. İstirahat halindeki bir insanda ortalama kalp atım sayısı 72 kadardır.5000 / 72 = 70 ml olur.Kalp bir sistolde 70 ml kadar kan pompalamaktadır (atım volümü 70 ml’dir).Egzersiz esnasında kalbin pompaladığı kan miktarı, istirahattakinin 6-8 katına ulaşabilir. Bu artış, her sistolde daha çok kan pompalanması ve kalp atım sayısının artması ile olmaktadır. Egzersiz esnasında oksijen kullanma miktarı, istirahattakinin 20 katına çıkabilir ve kalbin pompaladığı kan miktarı ile oksijen kullanma miktarı arasında sıkı ilişki vardır. Egzersize alışık atletlerde, egzersiz esnasında kalbin pompaladığı kan miktarı, istirahattakinin 8 katına ve her bir sistolde  pompalanan kan miktarı, istirahattakinin 2.5 katına ulaşabilir. Bu sırada oksijen kullanma  miktarı, çeşitli faktörlerin etkisi ile 20 katına ulaşabilir. Bu faktörler; a. pompalanan kan miktarının artması, b. kanın inaktif dokulardan aktif dokuya yöneltilmesi, c. aktif dokunun kandan daha çok oksijen çekebilmesi, d. kaslarda anaerobik oksidasyon mekanizmasının iyi gelişmiş olması nedeniyle, oksijen açığı meydana getirebilmesi gibi faktörlerdir.Egzersizde kalp atım sayısını artıran, adrenerjik (sempatik) sinirlerin peysmeyker üzerine olan etkisidir. Ayrıca, epinefrin ve norepinefrin kalp kas hücrelerini etkileyerek kasılma gücünü de artırırlar. Uyku esnasında kalbin pompaladığı kan miktarı % 10 kadar azalır.

İçeriği Paylaş:
İlginizi Çekebilir
Yorum Yapılmamış

Henüz Hiç Yorum Yapılmadı..

Yorum Yaz

Kalbin Yaptığı İş Ve Pompaladığı Kan Miktarı

Anatomi

1/10/2016 | Yorum Yok | 192 | kucukakarsu